Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ile yapılan akademik iş birliği ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştirilen “Tarihi Eserleri Yerinde Görme ve Deneyimleme: İstanbul Gezisi” projesi kapsamında Erzincanlı tarih öğrencilerini ağırladı. Tarih bilincini güçlendirmek ve vakıf kültürümüzün tarihsel mirasını yerinde deneyimlemek amacıyla düzenlenen gezi kapsamında; Ayasofya Medresesi’nde, Fatih Sultan Mehmet ve Ayasofya Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. İlhami Danış tarafından bir konferans verildi.
İstanbul’un Stratejik ve Kültürel Dönüşümü
Konferans kapsamında İstanbul’un Antik Çağ’dan Roma’ya, Latin istilasından Osmanlı fethine kadar geçirdiği tarihsel dönüşümler stratejik bir perspektifle ele alınarak, şehrin dünya ticaretindeki ve denizcilik tarihindeki eşsiz konumuna dikkat çekildi. Özellikle 1204 Latin istilasının şehrin kültürel dokusunda yarattığı büyük tahribat ve sanat eserlerinin yağmalanması süreci aktarılırken, Fatih Sultan Mehmet’in fethiyle beraber şehrin harabe halinden nasıl görkemli bir imparatorluk başkentine dönüştürüldüğü anlatıldı. İstanbul’un önemli bir coğrafi mevkide olmasının yanında Akdeniz ve Karadeniz arasındaki bağı kuran ve dünya siyasetine yön veren kadim bir medeniyet odağı olduğu vurgulandı.
Vakıf Sistemiyle Kendi Kendine Yeten Şehir
Osmanlı’nın İstanbul’u bir "külliyeler şehri" olarak kurguladığına değinilen sunumda, bu yapıların şehrin sosyal dokusundaki merkezi rolü üzerinde duruldu. Fatih Sultan Mehmet’in vizyonuyla İstanbul’un sadece mimari açıdan değil, aynı zamanda bürokratik ve entelektüel bir merkez olarak yeniden doğuş süreci paylaşıldı. Vakıf medeniyetinin önemi ise Kapalıçarşı örneği üzerinden aktarılarak; sistemin oluşturduğu akar niteliğindeki ekonomik kaynakların, şehrin sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını dışarıdan bir desteğe ihtiyaç duymadan nasıl sürdürülebilir kıldığı ifade edildi. Ayasofya Külliyesi gibi devasa yapıların içindeki kütüphanelerden sıbyan mekteplerine kadar her detayın, toplumun her kesimine dokunacak şekilde muazzam bir nizamla kurgulandığı belirtildi.
"İstanbul Hepimizin Ortak Mirası"
Eğitimin ve vakıf kültürünün inceliklerine dair önemli ayrıntıların paylaşıldığı etkinlikte, Fatih Sultan Mehmet’in çok dil bilen entelektüel kimliği ve ilim adamlarını şehre davet ederek oluşturduğu bilimsel iklimin altı çizildi. İstanbul’un tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış eşsiz bir kültür hazinesi olduğunu belirten Doç. Dr. İlhami Danış, konferansın sonunda öğrencilere farklı coğrafyaları görmenin tarihçilik vizyonuna sağlayacağı katkılar üzerine tavsiyelerde bulunarak programı tamamladı.